İskandinav Sineması Titretir


jagten

Özellikle son yıllarda izlemeye başladığım ve her geçen gün çıkan kaliteli filmleriyle de hayranlığımın kat kat arttığı iskandinav sinemasından yine güzel bir film.

Adres: Danimarka. Filmin orjinal adı “Jagten“, sanırım “av” anlamına geliyor ama Türkçe’ye “Onur Savaşı” olarak çevrilmiş. Keşke doğrudan çeviri yapılsaydı.

Buz gibi bir film Jagten.
Küçük bir kasabada yaşanan çok önemli bir soruna değiniyor.

Açıkçası burdan sonrasını filmi izlemediyseniz okumamanızı tavsiye ederim, çünkü ben filmin konusunu hiç bilmeden başına oturmuş ve kırılma anında büyük şok yaşamıştım ve sanırım en çok bu kırılma anındaki şok yüzünden filmi beğendim.

Buz gibi deyip orda kalmıştım, devam edeyim. Buz gibi; çünkü sizi kırılma anında film boyu devam edecek bir şoka sokuyor, içinizi titretiyor. Şahsen film bitip yazılar akmaya başlayana kadar  midemde bir huzursuzluk hakim oldu. Film bitince de hemen normale dönemedim tabi ki.

Küçük Klara’nın tacize uğradığını ima eden sözleri, büyüklerin bu olay karşısında afallayıp ilk ve en kolay çözüm olan olayın baş aktörünü dışlama ve yok etmeye yönelmeleri, biliyoruz ki Danimarka’ya özgü bir şey değil. Gözlerden uzak o küçük kasabadaki her şey anadoluda bir köyde ya da büyükşehirde yaşanılabilir. Belki de bu yüzden derinden etkiliyor film. Hatta bu ve buna benzer ne kadar çok haber-hikaye vs. duyduğunuzu bir düşünün. İşte bu yüzden senaryo bile orjinal gelmiyor. Çünkü bu ve benzeri olaylar hemen hemen hergün çevremizde yaşanıyor ve en kötüsü; alıştık.  Alıştık çünkü okulda, evde, sokakta, otobüste, cezaevinde, kışlada hatta camilerde bu olayların olduğunu duyduk. Ses çıkaramadık. Kimisi belki gerçekti kimisi belki iftira, belki yalan.

Mesela şu haberlere bir bakın:
Tacizle suçlanan öğretmen intihar etti – SİVAS
Tacizle suçlanan öğretmen intihar etti – AYDIN
Tacizle suçlanan öğretmen intihar etti – ADANA

Ne düşünüyorsunuz?
Çok zor.
Klara’nın babası olduğunuzu düşünün çocuğunuz size çok gerçekçi bir taciz vakasından bahsediyor. O yaşta bir çocuğun bilemeyeceği ayrıntılarla. Sakince durup sorgulama yapabilir misiniz? Olayda bahsi geçen de en yakın arkadaşınız, komşunuz.
Peki ya Lucas. Lucas’ın yerinde olsanız?
En yakın arkadaşınızın kızını tacizle suçlanıyorsunuz. Üstelik o kızı kendi kızınız gibi sevdiğinizi insanların gözlerinize bakarak görmemesi için aptal olması gerekirken.
Çok zor.
Açıkçası ben hala ne diyeceğimi bilemiyorum.

Tüm bu gerçekliğiyle birlikte bizi kuşatan filmde, Klara’nın suçladığı Lucas rolünde Mads Mikkelsen öyle bir oyunculuk sergilemiş ki onun yediği yumruğu siz de yiyorsunuz. Sizde market sahnesinde onunla birlikte kapı dışarı ediliyor, onunla birlikte ayağa kalkıp tekrar markete giriyorsunuz. Kısacası sizi alıyor olayın içine sokuyor. Artık tacizle suçlanan sizsiniz. Masum olduğunuzu söylemek için arkadaşınızın kapısını çalmaya giden de siz. Buz gibi sizsiniz.

jagten
“Gözlerime bak!”
Share Button